Hazırlayan: Dt. Akif Maytalman
Günlük yaşantımızda farkında olmadan yaptığımız bazı davranışlar, diş sağlığımıza ciddi zararlar verebilir. Diş çürükleri, diş eti hastalıkları, diş kırıkları ve estetik problemler çoğu zaman bu zararlı alışkanlıkların sonucudur. Dişlere zarar veren en yaygın 12 alışkanlık şu şekildedir:
İçindekiler
Genellikle stres veya uyku bozuklukları nedeniyle gelişen bu alışkanlık, diş minesinde aşınmaya, diş çatlaklarına, çene kaslarında ağrıya ve çene hareketlerinde kısıtlanmaya yol açabilir. Sorunu kontrol altına almak için gevşeme egzersizleri, stres yönetimi ve diş hekimi tarafından önerilen gece plağı kullanımı oldukça etkilidir.
Tırnak yeme ve kalem çiğneme alışkanlıkları uzun vadede dişlerde şekil bozukluklarına, diş minesinin zedelenmesine ve ağrıya neden olabilir. Aynı zamanda ağıza bakteri taşınmasına yol açarak ağız hijyenini olumsuz etkiler.
Gazlı içecekler, hazır meyve suları ve şekerli yiyecekler diş minesini zayıflatarak çürük oluşumunu hızlandırır. Bu tür gıdaların sürekli tüketilmesi, dişleri sürekli asit etkisine maruz bırakır ve hem çürük hem de diş eti problemlerine zemin hazırlar.
Bebeklerin gece biberonla süt, mama veya meyve suyu içerek uyuması, “biberon çürüğü” adı verilen erken yaş çürüklerine neden olabilir. Bu nedenle bebeğinizin biberonla uykuya dalmamasına özen gösterin.
Sigara ve diğer tütün ürünleri, dişlerde sararma, lekelenme, ağız kokusu ve diş eti hastalıklarına yol açarak ağız sağlığını ciddi şekilde tehdit eder. Ayrıca, tütün kullanımı ağız kanseri riskini artıran en önemli etkenlerden biridir. Bu maddeler, iyileşme sürecini yavaşlatır ve diş tedavilerinin başarısını olumsuz etkiler.
Dişler, temel olarak besinleri çiğnemek için vardır; ancak şişe kapağı açmak ya da ambalaj yırtmak gibi amaçlarla kullanıldığında, çatlaklar, kırıklar, mine kaybı ve hatta diş kaybına kadar ilerleyebilecek ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle dişlerinizi kesinlikle bir “alet” gibi kullanmaktan kaçınmalısınız.
Buz ya da kabuklu çekirdek çiğnemek, zararsız gibi görünse de diş minesinde çatlaklara, hatta kök hasarına yol açabilir. Ayrıca çekirdek kabukları diş aralarına sıkışarak diş etine zarar verebilir ve enfeksiyon riskini artırabilir. Bu tür alışkanlıklar uzun vadede hem estetik hem de fonksiyonel diş sorunlarına neden olabilir.
Gün içinde sık sık atıştırmak, özellikle şeker oranı yüksek abur cuburlar tüketildiğinde, ağızda sürekli gıda kalıntısı ve bakteri plağı oluşumuna neden olur. Bu durum, tükürüğün temizleyici etkisini azaltarak ağız içindeki asit dengesini bozar ve çürük oluşumunu hızlandırır.
Dişleri aşırı bastırarak veya sert kıllı fırçalarla fırçalamak, hem diş minesine zarar verir hem de diş eti çekilmesine neden olabilir. Bu alışkanlık zamanla diş hassasiyetini artırır ve kök yüzeylerinin açığa çıkmasına yol açabilir. Diş sağlığını korumak için yumuşak kıllı fırçalar tercih edilmeli ve dişler nazik, dairesel hareketlerle fırçalanmalıdır.
Kahve, çay ve benzeri koyu renkli içeceklerin sık tüketimi, dişlerde zamanla leke ve sararmaya yol açabilir. Ayrıca bu içecekler, diş yüzeyinde plak birikimini artırarak diş taşı oluşumunu kolaylaştırır. Estetik açıdan rahatsız edici bu durumların önüne geçmek için bu tür içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalı ve sonrasında su içilerek ağız temizliği desteklenmelidir.
Yemek sonrası diş aralarında kalan besinleri temizlemek için kullanılan sivri uçlu veya sert kürdanlar, diş etine zarar vererek tahrişe ve enfeksiyona yol açabilir. Bu tür aletler, özellikle sık ve sert kullanıldığında diş eti çekilmesine neden olabilir. Diş aralarının güvenli şekilde temizlenmesi için diş ipi ya da diş hekiminizin önerdiği arayüz fırçaları tercih edilmelidir.
Bulimia gibi yeme bozukluklarında sık kusma, mide asidinin ağız içine tekrar gelmesine neden olur. Bu asidik ortam, diş minesini zamanla aşındırır, diş hassasiyetine ve kötü ağız kokusuna yol açar. Hem ağız sağlığının korunması hem de altta yatan sorunun çözülmesi için tıbbi ve diş hekimi desteği birlikte alınmalıdır.
Diş çürüğü, ağızdaki bakterilerin şeker ve karbonhidratları asite dönüştürmesiyle ortaya çıkar. Bu asitler, diş minesini zamanla aşındırarak çürüklerin oluşmasına neden olur. Günlük hayatta sıkça tüketilen bazı gıdalar ise bu süreci hızlandırabilir.
İlginizi Çekebilir: Kanal Tedavili Diş Çürür mü?
Diş sağlığını korumak ve güçlendirmek için beslenme büyük rol oynar. Kalsiyum ve fosfor bakımından zengin süt, yoğurt ve peynir gibi süt ürünleri diş minesini güçlendirirken; ıspanak, brokoli ve marul gibi yeşil yapraklı sebzeler diş etlerini destekler ve ağız içi pH dengesini korur. Elma, ayva ve havuç gibi lifli besinler ise ağız içinde doğal bir temizlik etkisi oluşturarak bakterilerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Portakal, çilek, kırmızı biber ve ananas gibi C vitamini açısından zengin meyveler diş etlerini güçlendirir, iltihaplara karşı koruma sağlar. Somon, sardalya ve yumurta gibi D vitamini ve omega-3 kaynakları, diş gelişimini ve kemik sağlığını destekler. Su ise ağız içindeki asitleri nötralize ederek çürük oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Tüm bu besinleri dengeli şekilde tüketmek, yalnızca dişlerin değil, genel vücut sağlığının korunmasına da katkı sağlar.
Yetersiz ağız hijyeni, düzensiz diş fırçalama, asitli ve şekerli gıdaların aşırı tüketimi, sigara ve alkol kullanımı diş sağlığını olumsuz etkileyen başlıca faktörlerdir. Ayrıca diş sıkma, tırnak yeme, ağızdan nefes alma gibi alışkanlıklar da diş yapısında bozulmalara yol açabilir.
Evet. Alkol, ağız içi dokularda kuruluğa neden olarak bakteri plağı birikimini kolaylaştırır ve diş eti iltihabı (gingivitis) riskini artırır. Düzenli alkol tüketimi, özellikle ağız bakımına dikkat edilmiyorsa, diş eti hastalıklarına zemin hazırlayabilir.
Elma sirkesi yüksek asidik yapısı nedeniyle diş minesi ve diş etlerine zarar verebilir. Uzun süreli ve doğrudan teması, mine aşınmasına, diş eti tahrişine ve hassasiyet artışına yol açabilir. Bu nedenle ağız içinde kullanımından kaçınılmalı veya çok dikkatli olunmalıdır.
Alkolün kendisi doğrudan dişleri boyamaz, ancak asidik yapısı, ağız kuruluğu oluşturması ve özellikle koyu renkli içkilerin (şarap, likör vb.) tüketimi dişlerin zamanla sararmasına neden olabilir. Ayrıca alkol kullanan bireylerde genellikle ağız bakım alışkanlıklarının zayıf olması da renk değişimini hızlandırır.
Aşağıdaki formu doldurarak kliniğimizin uzman kadrosuna ulaşabilir ve detaylı bilgi alabilirsiniz.
İzmir’in en tecrübeli diş kliniklerinden biri olan Özel Omnia Dental Clinic, uzman hekim kadrosu, ileri tıp teknolojisi, tam donanımlı tanı ve tedavi üniteleri, modern mimarisi ve misafirlerinin tüm ihtiyaçları düşünülerek tasarlanmış yapısı ile haftanın 6 günü hizmet vermektedir.
Dt. Ekin Gülce Gülbey
Dt. Sıla Çetinkaya
Işıltılı gülüşler için hemen randevu alın.
Pazartesi - Cumartesi 09:00 — 19:00
Adres: